Handegül Demirhan – The University of Edinburgh- MSc Translation Studies

Soho UK’yi İstanbul’da düzenlenen bir yurt dışı eğitim fuarında gördüm ve diğer ajanslardan farklı bir yaklaşımı olduğu için tercih ettim. Genellikle birçok yurtdışı eğitim firması yabancı dil lisans mezunu olduğum için MBA yapmamı önerdi çünkü diğer öğrencilerin genel eğilimi bu yöndeydi. Türkiye’de işletme, ekonomi gibi bölümlerde yüksek lisans yapmış öğrencilerin daha rahat iş bulduğu yönündeki algı herkesin bildiği bir şey. Ben daha farklı bir şey yapmaya, edebiyata ve çeviriye yönelmeye karar verdim. Soho UK bana diğer firmalar gibi MBA yapmamı önermek yerine benimle birebir konuşarak, beni tanıyıp hayatımla ilgili neyi istediğimi ve neyin beni mutlu edeceğini tartışarak ilgimi kazanmıştı. Sizi tanımayı ve sizi doğru tercih doğrultusunda yönlendirmeyi bu kadar önemseyen bir ajansın desteğini almayı tercih ettim.

Soho UK bana yüksek lisans eğitimim sürecinde sürekli yardımcı oldu. Öncelikle bölüm ve okul seçiminde detaylı bir liste oluşturup okulları inceledik ve tartıştık. Daha sonradan süreci başlatıp okullara başvurduk ve tüm yazışma, kabul ve kayıt sürecine kadar her türlü sorularımı, endişelerimi cevaplandırdı. Kabul aldıktan sonra vize başvurusu, yurt seçimi ve IELTS sınavının planlanmasına kadar desteğini hep yanımda hissettim. Süreçle birlikte gelişen yardımın yanı sıra kendi bireysel endişelerimi de paylaşıp desteğini aldığım bir kuruluş haline geldi. Samimi, içten ve oldukça detaylı ve titiz bilgilendirildiğim için hiç tereddüt etmeden sorularımı dile getirebiliyor ve bilgi alabiliyordum. Bu yıl Soho UK’yi birkaç arkadaşıma da önerdim. Onların da benim gibi sorunsuz ve mutlu bir süreç geçireceklerine eminim.

Edinburgh Üniversitesi Hakkında:

İskoçya’daki Edinburgh Üniversitesi’nde Translation Studies bölümünde yüksek lisans yaptım. Bu bölüm edebiyat, dil ve kültür fakültesine bağlı. Edinburgh Üniversitesi dünyada en iyi ilk 12 üniversiteden biri ve bu fakültesi üniversitenin en iyi bölümlerini barındırıyor. İngiltere’de eğitim sistemi Türkiye’deki gibi ezberci ve tek yönlü bir sistemin aksine iletişime, tartışmaya ve iki yönlü etkileşime dayanan bir sistem. Derslerde sizden beklenen sadece  okumalar yapmanız değil okumalar üzerine tartışmanız ve yorum yapmanız. Buna bir de çok kültürel ve uluslararası bir sosyal ortam eklenince oldukça verimli ve güzel bir eğitim süreci geçiriyorsunuz. Üniversite dünyanın köklü üniversitelerinden ve akademik kadrosu da bir o kadar deneyimli ve alanında uzman.

Ben kişisel olarak New York, Londra gibi büyük şehirlerdeki okulları tercih etmeyen biriyim. Daha küçük ve tarihi şehirleri seviyorum. Bu yüzden Edinburgh benim için harika bir şehirdi. Farklı kültürlere açık olması ve neredeyse her ulustan vatandaşı olması şehri daha çok benimsemenizi sağlıyor. İskoçya tarihi, kültürü ve insanlarıyla yaşamak istediğim bir ülke haline geldi.

Öncelikle bu deneyimden çok memnun kaldığımı söyleyebilirim. Çok doğru bir tercih yaptığımı düşünüyorum ve bu kararımı danışmanımın desteği ve doğru  bilgilendirmesiyle yapabildim. Akademik eğitimin oldukça iyi olduğundan bahsetmiştim. Bunun yanı sıra yurtdışında yaşamanın kişisel gelişimime ve kendimi bulmaya katkı sağladığını söyleyebilirim.

Bu süreçte tüm işlemlerimi yapan ve bana her zaman destek olan Ahmet İmirzalıoğlu’na ayrıca içtenlikle teşekkür ederim. Doğru karar vermem için yaptığımız detaylı görüşmelerimiz ve araştırmalarımız sonunda oldukça verimli bir eğitim yılı geçirdim. Başvuru süreci öncesi, başvuru, okula kabul ve sonrası için her daim yanımda olması ve danışmanlık yapması tam da aradığım bir hizmetti. İlerideki yurtdışı eğitimim  için mutlaka kendisine tekrar danışacağım.

Nazlısu Canpolat – City, University of London – LLM (International Commercial Law)

Soho UK’i ve özellikle danışmanım Ahmet İmirzalıoğlu’nu bir arkadaşım aracılığıyla duydum. İlk görüşme için ofislerine gittiğimde benimle çok yakından ilgilendiler ve o an doğru bir karar verdiğimi anladım. İşini büyük bir profesyonellik ve bunun yanında sevecenlik ile yapan insanlarla çalışacağım için mutlu olmuştum. Soho UK’i yurtdışına gitmeyi düşünen tüm arkadaşlarıma ve akrabalarıma tavsiye etmekteyim ve onlardan da her zaman olumlu dönüşler almaktayım.

Ahmet Bey ile özellikle okul seçimi konusunda ayrıntılı olarak çalıştık. Hukuk alanında master yapmak istediğimi ve bunu Londra’da yapmak istediğimi en başından beri biliyordum. Bunun üzerine Ahmet Bey’den bu alandaki Londra’da yer alan iyi okulları bana tanıtmasını rica etmiştim. Ahmet Bey’de bu doğrultuda, isteklerimi göz önüne alarak ayrıntılı çalışmalarını benimle paylaştı. Biz de birlikte benim için en uygun okulu seçtik ve başvuru işlemlerini başlattık. Ahmet Bey başvurunun başından sonuna kadar her aşamasıyla yakından ilgilendi ve girmek istediğim okuldan kabul almamı sağladı. City University of London’da hukuk master eğitimimi bu şekilde büyük bir mutlulukla tamamlamış oldum. Bunun yanı sıra, vize ve konaklama ile ilgili her işlem ile de kendisi benim için ilgilendi. Gerekli evrakların toplanması açısından bana büyük yardımı dokunduğunu söyleyebilirim. Vize başvurusu döneminde hiçbir sorun ve sıkıntı yaşamadan tüm aşamaları atlattım. Ayrıca kalacağım yurt ile ilgili tüm yazışmaları da kendisi yürüttü ve ben oraya vardığımda her şey hazır bir halde beni bekliyordu. Okul ve vize başvurusu ve kalacak yerin ayarlanması gibi stresli olabilecek konuların Ahmet Bey’in yardımları ile çok kolay bir şekilde atlattığımı gönül rahatlığıyla belirtmek isterim.

City University London Hakkında:

Master’ımı Uluslararası Ticaret Hukuku alanında yapmış bulunmaktayım.  Alanında uzman kişilerden dersler almak gerçekten akademik anlamda çok tatmin edici bir deneyimdi. Master senemde daha çok essay yazmaya yönelik bir sistem vardı. Aldığımız her ders için seçtiğimiz konulardan çeşitli essayler yazdık. Bu noktada akademisyenlerin desteği ve yardımı her zaman söz konusuydu. Okulum gerek konumu gerekse kütüphane ve spor merkezi gibi tesisleri açısından benim için tam anlamıyla dört dörtlüktü diyebilirim. Ayrıca herhangi bir soru veya sorununuz olduğu takdirde sizin yardımınıza yetişen güler yüzlü bir öğrenci işleri söz konusuydu. Master senemin son dönemi tez yazma aşamasından oluşmaktaydı. Yine kendi seçtiğim ders ve konu doğrultusunda bu çalışmamı başlattım. Okulun sağladığı imkanlar sayesinde hem soft ortamda hem de kütüphanede istediğim ve gerek duyduğum her türlü kitap ve makaleye erişim sağladım. Sanılanın aksine bu tez yazma dönemini ben ve arkadaşlarım sorunlar yaşamadan ve mutlu bir şekilde tamamladık. Yine belirtmek isterim ki master boyunca kurduğum dostluklar da ömür boyu devam edecek cinsten gibi görünüyor!

Londra Deneyimleri:

Londra!!! Sırf adını duymak bile yüzümde kocaman bir gülümsemeye neden oluyor. Hayatımın en güzel dönemi Londra’da geçen zamanlarımdı diyebilirim. Şehir kesinlikle sizi her konuda tatmin ediyor. Gerek okulları, kütüphaneleri gerekse kültürel mekanları, sınırsız sanat etkinlikleri, eğlence mekanları olsun Londra hiçbir zaman sıkıcı bir hal almıyor. Okuduğunuz dönem boyunca sırf dersleri düşünmeyip sosyal hayatı da dolu dolu yaşamanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Londra bu iki unsuru birlikte harmanlayabileceğiniz mükemmel bir yer. Şehir genel olarak bir öğrenci şehri havasında olduğu için yurtlar, evler ve diğer her türlü tesis öğrencilerin rahat yaşamı için tasarlanmış. Kocaman ve her köşe başında bulabileceğiniz o güzel parklarından bahsetmeme gerek bile yok. Ayrıca çok önemli bir konu olan ulaşım! Her yere uzanan metro ağı, kolay bisiklet kullanımı ve dakik çalışan otobüs sistemleri ile Londra’da ulaşım gerçekten hayatı çok kolay kılıyor. Özetle söylemek isterim ki okuduğum şehir olan Londra hakkında tek bir olumsuz düşüncem yok! Tadına doyulmaz bir yer olduğuna inanıyorum.

Belirtmek isterim ki ailemden uzakta Londra’da yaşamak kendi ayaklarım üzerinde durmayı öğrenmem açısından bana çok yardımcı oldu. Bu dönem boyunca, bağımsız bir birey olarak hem okul hayatımı sürdürmeyi hem de sosyal yaşantımı düzene koymayı öğrendim. Bunun yanı sıra aldığım eğitim ve yaptığım çalışmalar akademik anlamda ufkumun genişlemesine çok büyük katkılar sağladı. Londra’daki  master eğitimi haliyle CV’mde yerini alarak, İstanbul’a döndüğümde bana güzel iş imkanları doğurdu. Şuan bir hukuk bürosunda corporate lawyer olarak çalışmaktayım. Yani kısacası bu deneyimimden kesinlikle çok memnun kaldım, sonuçlarını aldım ve almaya devam etmekteyim.

Soho UK:

Yukarıda da bahsettiğim üzere Londra’daki eğitimimle ilgili tüm işlemleri sevgili Ahmet İmirzalıoğlu ile birlikte yürüttüm. Kendisi bana en başından en sonuna kadar çok büyük destek ve yardımcı oldu. Her şeyin yolunda gitmesi için tüm profesyonelliği ile çabaladı ve karşılığını aldık. Yine olsa yine onunla çalışmak isterim. Kendisiyle şu an çok güzel bir dostluğumuz oldu. Tüm arkadaşlarıma ve aileme kendisini gözüm kapalı olarak önermeye devam etmekteyim. Gelecekte de bu başarılarının devam edeceğine inanıyorum ve bu form aracılığı ile kendisine tekrar her şey için çok teşekkür etmek istiyorum.

Buse Canlı – Kings’s College London – MSc International Management

Soho UK, ilk görüşmemizde söz verdiği gibi, üniversite seçimi, başvuruların tamamlanması ve kabul sonrası gibi süreçlerin çoğunu kendileri yöneterek veya destek olarak bu zorlu süreçte bana inanılmaz yardımcı olmuştur. Böylece her şey tam planlandığı ve benim isteklerim doğrultusunda sonuçlanmıştır.

Üniversite seçimi konusunda bütün istediğim üniversitelerin eğitim kalitesi, başvuru şartları ve yaşam koşulları karşılaştırmasını yaparak aklımda hiç soru işareti kalmamasını sağlamıştır. Kabul sürecinde, bütün gerekli dökümanları ve hazırlıklarımı eksiksiz yapmamı sağlayarak başvurduğum üniversitelerden kabul almamı sağlamıştır. Vize başvurusu sırasında bütün dökümanları eksiksiz bir şekilde hazırlamamı sağlamış ve hepsinin doğruluğunu titizlikle kontrol ederek, hatasız bir vize başvurusu yapmamı sağlamıştır. Konaklama için ise, İngiltere’nin bütün şehir ve bölgelerine hakim danışmanları sayesinde konaklama bölgesinin seçiminde inanılmaz destek aldım. Danışmanların IELTS planlamasındaki deneyimleri ve üniversitelerin pre-sessional kurs bilgileri sayesinde, bu süreçte de hiçbir sorun yaşamadım.

Eğitim sistemi Türkiye’den farklı olarak, daha çok öğrenciye dayalı bir sistem. Dersler ilgili konu hakkında genel bir bilgi sağlamak amaçlı. Tutorial ve ödevler sayesinde ise öğrenci ders dışı zamanlarında konuya daha derinlemesine iniyor. Benim bölümümde uygulanan ders kaynakları, proje ve ödevler de çok verimliydi. Akademik kadrosu deneyimli ve alanlarında oldukça başarılı öğretim görevlilerinden oluşuyor. Hepsi kendi alanlarında uzman ve deneyimli oldukları için dersler ve tutoriallar çok verimli geçiyordu. Sosyal yaşam olarak hiç zorlanmadım ve çok fazla uluslararası arkadaşlıklar kurdum. Sınıf 90 kişilikti ve sınıftaki tek Türk bendim, fakat bununla ilgili hiçbir zaman sıkıntı çekmedim.

Londra- bir metropolde eğitim almak isteyenler için mükemmel bir fırsat. Şehir ders dışı ve boş zamanları değerlendirmek için mükemmel olanaklara sahip. Bu nedenle 1 yıllık yoğun master sürecindeki karşılaşılabilen aşırı ders yükünü, şehrin sunduğu imkanlarla azaltmak mümkün. Özellikle master tezi yazımı sırasında kütüphaneleri ve reading week’lerde şehrin kültürel ve eğlence yönleri keşfedilebilir.

Aldığım eğitimden kesinlikle memnun kaldım. Tercihim bir kez daha sorulsa tekrar Soho UK ile aynı üniversite ve şehiri seçerim. 4 yıllık mühendislik eğitimimden sonra, 1 yıllık yoğun işletme master programı yaptım ve çok memnun kaldım. 1 yıl içerisinde temel işletme teorilerini öğrendim ve tutorial, ödevler ile bilgi birikimimi arttırdım. King’s College London’in kendi bünyesindeki birçok öğrenci kulüplerine katıldım. KCL Business Club sayesinde birçok firmanın Londra ofisindeki workshoplara katıldım ve networking yapma şansım oldu.

Soho UK’de danışmanım Ahmet İmirzalıoğlu idi. Bütün süreçte sonsuz yardımcı olmuştur. Deneyim ve bilgi birikimi sayesinde doğru bir üniversite ve şehir kararı vermemi sağlamıştır. Bütün olasılıkları düşünmeme yardımcı olmuştur. Kabul sonrasında ise, vize, konaklama ve IELTS süreçlerinde 7/24 inanılmaz bir şekilde destek olup, bu zor süreçleri kendimden emin ve sakin bir şekilde ilerlememi sağlamıştır; şu anda ise Oxford Üniversitesine doktora başvurum için bana destek olmaktadır.

Didem Ersoy – The University of Edinburgh- MSc Management

Soho UK eğitim danışmanlığı firmasını yurtdışı eğitim fuarlarından birinde tanıdım. “İngiltere’de eğitim” üzerine verilen bir konferansta Soho UK danışmanı Sayın Ahmet İmirzalıoğlu konuşmacıydı. Diğer konuşmacılara göre daha spesifik bilgiler vermesi, kendinden emin duruşu ve konuya hakimiyeti sebebiyle dikkatimi çekmişti. Dolayısı ile yurtdışı başvuru sürecinde Soho UK ile birlikte çalışmaya karar verdim.

Öncelikle başvurmak istediğim okulları belirledik ve sonrasında 5 okula başvurumuz oldu. Bu süreçte birçok evrak hazırlamak gerekti. Evrakların hazırlanması ve kontrolü esnasında Soho UK yardımcı oldu. Başvuru yanıtlarının gelmesinin ardındansa okul tercihi yaptık. Soho UK tercih sürecinde kafamdaki yüzlerce sorunun hepsini yanıtladı. Okul tercihi sonrasında vize başvurusu yaptık. Vize süreci çok fazla belgenin gerekli olduğu karmaşık bir süreç. Fakat Soho danışmanlığı sayesinde süreci başarıyla tamamladım. Bu esnada ayrıca IELTS UKVI sınavına girdim ve ilk denememde okulun istediği gerekli skoru aldım. IELTS öncesi eksiklerimin belirlenmesi ve buna yönelik nasıl bir strateji geliştirmem gerektiği konusunda Ahmet Bey’den büyük destek aldım. Okul yurt başvurumun da sonuçlanmasıyla kabul süreci tamamlanmış oldu. Edinburgh’a gittikten sonra eğitim süreci esnasında ve hatta master eğitimi bittikten sonra da kafamdaki tüm soruları cevaplamaya devam etti  Soho UK.

Edinburgh Üniversitesi çok köklü ve eski bir üniversite. Tercih etmemdeki en önemli sebep uluslar arası tanınırlığıydı. Master eğitimi bir sene olduğu için dersler son derece yoğun geçiyor. Derslerin teoriden çok pratiğe yönelik olması, yani bir başka deyişle case study’ler üzerinden ilerlemesi birçok farklı sektöre dair deneyim kazanmanızı sağlıyor. Hemen her dersin puanlaması individual essay, group project (essay+presentation) ve final exam şeklinde. Dolayısı ile bu süreçte çok fazla sayıda makale okuyorsunuz ve essay yazıyorsunuz. Bu da İngilizcenizin gelişmesini sağlıyor. Okul derece geniş bir seçmeli ders havuzuna sahip. Böylece ilerlemek istediğiniz spesifik bir alana yoğunlaşabiliyorsunuz veya çok değişik alanlardan ders alıp farklı konularda da bilgi sahibi olabiliyorsunuz. Akademik kadrosu genel olarak oldukça iyiydi. Tüm akademisyenler kendi alanında iyi üniversiterde eğitim almış ve birçok makale yayınlamış, özetle kendini ispatlamış insanlar. Özellikle management bölüm direktörümüz doktora tezi ile ödüller almış, son derece bilgili ve yardımsever bir insandı. Okulun bir çok sosyal kulübü var. Her ne kadar yoğun ders akışı ve ödevlerden çok zaman kalmasa da sosyal kulüpler sayesinde diğer bölümlerden insanlarla tanışıp çok farklı etkinliklere katılma şansı bulabiliyorsunuz.

Edinburgh’da yaşamayı kesinlikle herkese tavsiye ediyorum. İstanbul-Londra gibi metropollerle karşılaştırdığında çok daha ufak, mütevazi bir şehir. Ancak kesinlikle sıkıcı değil. Hemen her yer yürüme mesafesi, trafik problemi, güvenlik problemi, terör problemi yok. UK’deki büyük şehirlere kıyasla daha ucuz. Edinburgh hakkında söyleyebileceğim tek olumsuz şey iklimi. Oldukça rüzgarlı, yağmurlu ve soğuk bir şehir. UK’in iklimi genel olarak böyle olsa da Edinburgh çok daha soğuk.Uluslararası nüfus çok fazla ve bu orada yaşayan biz yabancılar için büyük bir artı diye düşüyorum. Özetle hayatımın ilerleyen yıllarında da yaşamak isteyeceğim, Türkiye’ye döndükten sonra özlediğim bir şehir.

İngiltere’de master yapmayı kesinlikle herkese öneriyorum. Dünyanın dört bir yanından insanlarla tanışma fırsatım oldu, network açısından son derece doğru bir tercih. Mühendislik eğitimimden sonra aldığım işletme eğitiminin çok faydasını gördüm kendi adıma. Derslerin teoriden çok pratiğe yönelik olması, yani bir başka deyişle case study’ler üzerinden ilerlemesi birçok farklı sektöre dair deneyim kazanmanızı sağlıyor. İş başvurularında mülakat sürecinde bu case study’lerin oldukça faydasını gördüm.

UK master sürecinde işlemlerimi Sayın Ahmet İmirzalıoğlu yaptı. İşinde son derece bilgili ve güven veren biri kendisi. Soho UK’i de kendisi sayesinde tanıyıp tercih etmiştim. Başvuru, kabul, eğitim ve mezuniyet dönemleri de dahil UK master sürecim boyunca iletişimde kaldık. Mesajlarıma, maillerime çok kısa sürede geri dönüş yapması ve sorduğum soruların tümünü sabırla cevaplaması sürecin benim açımdan çok daha rahat geçmesini sağladı. Başvuru sürecinde birlikte çalışmayı kesinlikle öneriyorum.

Ahmet Volkan – University of Southampton – MSc International Management

Soho UK:

Soho UK’i tercihimin sebebi;  şirket idealleri ile eğitim ve gelecek kariyerime faydalı olabilecek en iyi seçenek olarak düşünmemdi.

Her türlü alanda fazlaca efor sarf ederek, zaten zor ve stresli olan bu süreçte çok büyük yardımları dokundu. Bölüm ve okul seçimim için en iyi seçenekler çıkarıldıktan sonra en iyi tercih yapmam sağlandı. Kabul ve vize sürecinde, bütün işleri Soho UK üstlendi ve bize sadece belgeleri teslim etmek kaldı. Konaklama sürecinde de yine aynı şekilde, konaklayabileceğim bütün yerleşkeler çıkarıldıktan sonra, olabilecek en iyi seçenek seçildi.

Southampton Üniversitesi ve Şehir Hayatı:

Ben her ne kadar Southampton’da mutlu olsam da, bu şehir herkesin severek yaşayabileceği bir yer olmasa gerek. Sakinliği itibari ile gençler arasında zaman zaman sıkıcı olarak düşünülmesine yol açsa da, konumu itibari ile benim mutlu olduğum ve büyük şehirlerden kaçmak isteyen insanların da mutlu olabileceği bir yer.

Ayrıca şunu belirtmeliyim ki; iki ülke arasındaki eğitim sistemi hemen fark edilebilecek kadar farklı. Türkiye’deki eğitim sisteminde ‘genel olarak’; teorik bazlı, ezbere ve diplomaya dayalı bir eğitim söz konusu. İngiltere’de geçirdiğim süre boyunca gördüm ki; burada asıl önemli olan, derste öğrendiğin teorik bilgiyi pratikte ne kadar kullanabildiğin ve hayatına uygulayabildiğindir. Burada ki bütün çalışmalar bu yönde ve sonuçları gerçekten çok başarılı. Okuduğum bölümün akademik kadrosu, alanlarında dünya çapında tanınmış ve yüksek kaliteli hocalardan oluşuyor.

Dil açısından bakarsak, burada sosyal hayatta dahi İngilizce konuşmak, insana özgüven ve farkındalık katıyor. Eğitim açısından söylenebilecek çok bir şey yok, sanırım dünya üzerinde alınabilecek en kaliteli eğitimin ülkesindeyim ve bu olguyu burada baktığım her eğitim kurumunda çok iddialı bir şekilde görebiliyorum.

Son olarak Ahmet İmirzalıoğlu’na sonsuz teşekkürlerimi belirtmek istiyorum. Gerek kayıt öncesi, gerek zorlu kayıt ve vize süreci, gerekse buraya yerleştikten sonra; ne zaman ihtiyaç duysam rahatlıkla ulaşabildiğim ve benden en samimi yardım, destek ve önerilerini esirgemeyen; karşısındaki insana saygı ve sevgi içerisinde içtenlikle en iyi seçeneği vermeye çalışan bir danışman. Bana yardımcı olmakla kalmayıp, abi ve arkadaş tadında benim için uğraştığı bütün belgeler, dosyalar ve süreçler için ve verdiği olağanüstü destekle yaşam standardımı en iyi seviyeye çıkardığı için tekrar teşekkür ederim.

Mustafa Can Mursal – Queen Mary University of London – MSc International Financial Management 

İngiltere’de üniversite eğitimi Türkiye eğitim sistemine oranla çok daha planlı ve öğrenciyi takip altında tutan bir sistem. Queen Mary University, Russell Group olduğu için akademik imkanlari (kütüphane, lisansli software erişimleri gibi) ileri seviyede ve ayrıca Londra’daki okulların küçük yerleşkeleri olduğu göz önünde bulundurulursa gayet güzel ve büyük bir kampüsü var. Öğrenci kulüpleri çok aktif ve gerçekten çok faydalı workshop’lar eğitimler ve paneller düzenleniyor diyebilirim.

Londra Hakkında:

Londra gerçekten çok hayat dolu bir şehir, yani bir insanin arayabileceği her türlü ortam var bu anlamda herkese hitap etmesi seçim aşamasında bir kriter olabilir ve bence önemli bir durum. UK genel olarak ve spesifik olarak Londra çok medeni insanlardan oluşmakta cana yakın ve kibar bir ortamda yaşayacaksanız burayı seçerseniz. Çok uluslu bir şehir gerçekten, direkt olarak İngiliz kültürü deneyimlemekse hedef daha küçük yerleşkeler seçilebilir. Burası çok kozmopolit ve dünyanın her ülkesinden ciddi bir popülasyon barındıran bir şehir o nedenle bir Türk olarak da yabancılık çekmeyeceğiniz bir şehir. Kötuü yanlarını şöyle özetleyebilirim;  Kapalı hava genelde hakim iklim, bu şehirde güneşi yeri geliyor bir hafta göremiyorsunuz bunu göz önünde bulundurmak isteyebilirsiniz bazen depresif olabiliyor ancak şu da bir gerçek kapalı hava gerçekten en önemli kriter olsa idi dünyanın belki de en önemli merkezlerinden birini buraya kurmayabilirlerdi ve birçok insanın buraya göç etme çabası içinde olmazdı, böyle değerlendirilebilir. Bir ikinci konu ise para yönetimi. Bir öğrenci için gerçekten pahalı bir yerleşim yeri ancak kendinize günlük limitler koyunca ve çok abartı yaşamaya calışmayınca her kişinin kendi bütçesi doğrultusunda yaşayabileceği imkanlari sunan bir şehir. Ben kişisel olarak bütçe kontrolü yardımı sağlayan bir telefon aplikasyonu ile günlük harcamalarımı not ederek bütçemi kontrol altında tutuyorum bunu da tavsiye ederim çok yardımı oluyor açıkçası. Kötü yanları bir yana tutularak gerçekten inanılmaz bir kültür merkezi ve Londra’nın kişisel gelişiminiz için çok aydınlatıcı olacağına emin olabilirsiniz.

Buradaki eğitim şekli insanı merak etmeye iten cinsten diyebilirim, tabi ki insanın seçeceği bölüme olan ilgisiyle de alakalı bir durum bu. Yani burada eğitim açıkçası zorlayıcı ve insanı çalışmaya iten bir sisteme sahip, biraz daha rahat olayım işte eğitim tamam da çok da zorlanmadan rahat bir hayat süreyim diyenler için bir kez daha düşünmelerini tavsiye ederim. Ancak gittikçe rekabetin arttığı globalleşen bir iş ortamında kendinize yer açmak istiyorsanız bunun bedelleri olacaktır ve UK genel olarak gördüğüm kadarıyla bu anlamda bir ekol. İleriye dönük kişisel ve mesleki gelişim hedefleri olan insanların tercih etmesinin mantıklı olabileceği bir ortam var, bana hitap ediyor bu ortam bu nedenle burayı seçtim.

Soho UK:

Ahmet İmirzalıoğlu ile çalıştım başvuru sürecimde ve çok da memnun kaldım. İlk olarak UK’i genel olarak ve eğitim kurumlarını iyi tanıyan ve nereden kabul alırsınız alamazsınız noktasında doğru yönlendirme yapacak bir danışman kendisi. Başvuru aşamasında son derece planlı ve süreçlere çok hakim, bu da sizin kolay altından kalkamayacağınız prosedürler anlamında çok önemli fayda sağlıyor.
Bazen yoğunluğundan dolayı çok kolay ulaşamayabiliyorsunuz ve yeterince sizle ilgilenmiyormuş gibi gelebiliyor size ancak kendisi günlük olarak dosyanızı takip ediyor ve her şey gerçekten onun kontrolü altında merak etmeyin. Ben de böyle tedirgin olup, fırsat buldukça arayıp kendi dosyamın takibini sağlamak için Ahmet Bey’i arıyordum ancak zaman ilerledikçe telaş etmemin anlamsız olduğunu ve onun sürece hakim olduğunu fark ettim telaş etmeyin ve danışmanlarınıza güvenin. Soho UK ekibi sürece gayet hakim ve gerçekten sizi en doğru şekilde yönlendirmeye çalışıyorlar. Onun dışında iletişimi yüksek, çok kibar, süreçle ilgili sakince çözüm üretebilen ve planlı bir danışman Ahmet İmirzalıoğlu Bey. Bana gerçekten çok yardımı dokundu. Onunla ilgili görüşlerimi her anlamda olumlu olarak özetleyebilirim.

Yasemin Kaşarcıoğlu – The University of Edinburgh- MSc Marketing

Soho UK ile okuduğum üniversitede düzenlenen yurtdışı kariyer fuarı sırasında tanıştım.

Başvuracağım bölüm aşağı yukarı belli olmasına rağmen başvurmam gereken okullar hakkında ve başvuru yaparken hangi kriterlere dikkat etmem gerektiği konusunda çok fazla fikrim yoktu. Soho bu noktada CV’mle, daha doğrusu akademik geçmişimle uyumlu/orantılı olacak şekilde (bitirdiğim okul ve bölüm, not ortalamam, IELTS sonucum vb.)hangi okullardan kabul garantisinin gelebileceğini öngörerek, hangi okullara başvurmam gerektiği konusunda tavsiyelerde bulundu ve okulları incelerken nelere dikkat etmem gerektiği konusunda bana destek oldu. Üniversite başvuruları, okul seçimi sonrası başvurulması gereken dil okulu/yurt seçimi/vize başvuru vb. bütün yapılması gereken bütün işlemlerde hangi evrakların toplanması ve neler yapılması gerektiği konusunda yardımcı olarak başvuruların hepsini bizzat benim adıma gerçekleştirdi.

İngiltere Eğitim Sistemi:

İngiltere’de gözlemlediğim, Türkiye’deki gibi tüm beklentinin öğretmenden olduğu bir eğitim sistemi değil; öğrencinin kendi kendine öğrenmesi, okuma ve araştırma yapmasına teşvik eden bir sistem olması. Akademisyenler her ne kadar öğrencilere yardımcı olsalar da bir noktada sorulan sorunun cevabını öğrencinin kendi kendisine araştırarak bulmasına teşvik etmeye çalışıyorlar. Daha araştırmacı ve sorgulayıcı bireyler yetiştirmenin hedeflendiği üniversitede öğrencilere eleştirel düşünceye sahip olmanın aşılanmaya çalışıldığı bir sistem mevcut. Derslerde yalnızca derse gidip not almanız değil aynı zamanda aktif olarak katılım göstermeniz ve fikrinizi sunmanız, gerektiğinde tartışmanız bekleniyor. Derslerin bünyesinde bireysel ödevlerin haricinde pek çok grup çalışması da mevcut. Hazırlanan grup ödevlerinin gerek ders içi, gerek okulun aracılık ettiği firmalara sunulması ise öğrencileri pratik hayata hazırlayarak yeteneklerini geliştirebilecekleri bir ortam hazırlıyor.

Business School bünyesinde bulunan Student Development Team öğrencilerin kendilerini kariyerleri için geliştirebilmeleri konusunda danışmanlık desteği alabilecekleri bir ekip. Hem yetenek gelişimi, hem de iş başvuruları konusunda bir ekipten destek alınabiliyor olması Business School’un en büyük artılarından.

Edinburgh Üniversitesi:

Okul bünyesinde 200’den fazla öğrenci kulübü bulunuyor olması ise sosyalleşmek açısından büyük bir avantaj, yani herkese göre kulüp bulmak mümkün. Üye olduğum halde derslerimin yoğunluğu sebebiyle kulüp aktivitelerine katılamasam da öğrencilerin en azından 1-2 kulübe aktif olarak gitmeleri derslerden uzaklaşıp sosyalleşmeleri açısından oldukça önemli. Öğrenci kulüpleri haricinde okulda gerçekleştirilen etkinlikler ve yurt hayatı da yabancı öğrencilerle sosyalleşmek,network’ünüzü büyütmek için birer seçenek.

Edinburgh hem büyük hem küçük şehir olması özelliğiyle beni çok cezbetti. Şehir merkezinde pek çok yerin yürüyüş mesafesinde olması, yine de toplu taşımayı kullanmak isteyenler için trafik derdinin olmaması büyük bir avantaj. Mimarisi ve tarihi güzelliğiyle büyüleyen şehrin aynı zamanda oldukça güvenli bir yer olması da Edinburgh’u üniversite eğitimi için tercih edilebilesi bir seçenek olmaya daha çok itiyor. Stresin ve koşuşturmacanın olmadığı, insanlarının da oldukça yardımsever ve arkadaş canlısı olduğu sakin ve huzurlu bir yer Edinburgh. Burada yaşamaktan her ne kadar memnun kalsam da, Londra’ya kıyasla iş olanaklarının daha kısıtlı olması İngiltere’de iş tecrübesi edinmek isteyenler için bir dezavantaj olabilir. Zira vize problemi sebebiyle, Edinburgh’da çoğunlukla bulunan yerli ve küçük çaplı firmalar, çalışan adayları için sponsorluğa bütçe ayır(a)mamakta; büyük ve uluslararası çaptaki firmaların büyük bir kısmı ise Londra’da bulunmakta.

Danışmanım Ahmet Bey bana başvuru sürecinde gerek okul seçimi gerekse okul seçimi sonrası tamamlanması gerekli bütün işlemlerde bana çok destek oldu. Eğitim geçmişime uygun olarak hangi okullara başvurabileceğim konusunda tavsiyelerde bulunmasının haricinde benim için bir hayli uzun, zor ve karmaşık olarak gözüken ve bu sebeple sürekli olarak ertelediğim bütün başvuru işlemleri benim adıma kısıtlı bir zaman içerisinde hızlıca gerçekleştirdi.

Pınar Çakır – Bangor University – MSc Clinical and Health Psychology

İngiltere’de yüksek lisans başvurularımda bana rehber olabilecek bir ajans ararken internette tesadüfen rastladım Soho’ya. Soho’yu diğer ajanslardan ayıran ve seçmemi sağlayan en önemli etken tek odak noktalarının İngiltere olması ve dolayısı ile İngiltere eğitim sistemine çok hakim olmaları idi.

Ben gitmek istediğim bölüme çoktan karar vermiştim ve bu spesifik bölüm sadece birkaç üniversitede vardı. Ajans bana bu bölümlerin listesini  göndererek üniversite seçimimde çok kolaylık sağladı. Ayrıca,  vize süreci beklediğimden çok daha kolay geçti Soho sayesinde. Gerekli evrakları ve yapılması gerekenleri önceden söylediler ve ben de bunları sürece yayarak son ana bırakmadım ve çok rahat hallettim.

Bangor University:

Bangor Üniversitesi’nde Klinik ve Sağlık Psikolojisi yüksek lisansı yapıyorum. Eğitim sistemi çok öğrenci odaklı. Dersler çok yoğun değil fakat öğrencilerden bireysel çalışma beklentileri çok yüksek. Ders saatleri kısıtlı olduğu için konular hakkında çok şey söyleme fırsatı bulamıyorlar fakat sınavda detay bir soru gelebiliyor. Ayrıca öğretmenler alanında çok yetkin ve akademik olarak da çok aktifler. Örneğin, her birinin yürüttüğü birden fazla proje ve bu projede aktif birçok yüksek lisans ve doktora öğrencileri var. Bu yoğunluklarına rağmen bir şey sormak istediğimizde zaman yaratıp sevecenlikle soruları yanıtlayabiliyorlar.

Bangor çok küçük ve sakin bir yer. O nedenle yapılacak aktiviteler oldukça kısıtlı. Fakat bunun da olumlu yanları var. Örneğin ben boş zamanlarımda spora ve gönüllülük projelerine zaman ayırıyorum.

Henüz eğitimimin başındayım fakat şunu söyleyebilirim ki Türkiye’de aldığım eğitimi bilimsellik açısından çok sorguluyorum. Fakat burada her şey çok bilimsel, kanıtsal. Aldığım hemen hemen bütün dersler biyoloji ve nöroloji ağırlıklı. Dolayısı ile bilimsel bir bakış açısı kazanıyorum denilebilir. Doktoraya devam etmek istediğim için bu dersler benim için bir temel oluşturuyor.

Soho UK:

Sürecin ilk başında kabul alıp alamamak ile ilgili endişelerim çok fazlaydı. Fakat danışmanım Ahmet İmirzalıoğlu  kabul konusundaki endişelerimi azaltarak bu süreci kolaylaştırdı. Ayrıca kabul süreci boyunca bir an bile iletişimi koparmayarak her aşamada yanımda oldu, bütün sorularımı sabırla ve içtenlikle yanıtladı. Hatta okul başladıktan sonra bile takipte kalarak, yeni bir eğitim sistemine ve ülkeye adaptasyon sürecimde yanında oldu ve olmaya da devam ediyor.

Havva Yılmaz – University of East Anglia – International Relations and Development Studies

Soho UK’i Yeditepe Üniversitesi’ndeki bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine buldum. Tercih etmemin en önemli nedeni, ilk görüşmede güvenilir ve bu konuda bilgili, tecrübeli oldukları izlemini vermeleri oldu.

Soho UK ilk başta okul ve bölüm alanında destek oldu. Yeteneklerim, ilgim  ve fakültedeki bölümüm doğrultusunda bana uygun olan bölümleri ve üniversitedeki ortalamam doğrultusunda da bana uyabilecek, kabul alabileceğim en iyi üniversitelere başvurumu yaptık. Başvuru sırasında istenen ve okula kabul almada en önemli etken olan niyet mektubu yazımında Soho UK büyük destek oldu.  Bir sonraki aşama olarak da karar verdiğim okul ve bölümünün istekleri doğrultusunda ilerledik. Bunlardan en önemlisi IELTS sınavıydı. Bu sınav için de Soho UK’in yönlendirdiği hocalardan özel ders alarak IELTS sınavına girdim. Vize konusunda da Soho UK’den tamamen destek gördüm. Yapmam gereken sadece benden istenilen belgeleri toplamak oldu ve bir hafta gibi çok kısa sürede bütün belgelerimi toplayıp vize başvurumu yaptım ve olumlu vize  sonucumu iki hafta içinde aldım. Konaklamamda  yapmam gereken sadece  Soho UK’in bana sunduğu seçenekler arasından seçimimi yapmam oldu. İstediğim konaklama türü için bütün işlemler Soho UK tarafından yapıldı.

University of East Anglia’nın International Realations and Development bölümünde yüksek lisans yaptım. Öncelikle oradaki eğitim siteminin, Türkiye’deki ezberci sistemin tam tersi olarak, tamamen bir şeyler öğretmeye yönelik olduğunu fark ettim. Türkiye’deki sorgulamadan öğren ve kabul et mantığına karşılık olarak, İngiltere’deki sistem sorgulama ve eleştirme üzerine kurulmuş. Ayrıca akademik kadrodaki hocaların hepsi kendini güncel konular doğrultusunda gelişmeye yönelik olarak çalışmaktalar.  Türkiye’deki hocaların tam tersine, eleştirilmeye açık ve öğrencilerine sorunlarına destek olma konusunda da sınırsız bir hizmet sunmaktalar. Sosyal yaşam alanında ise güvenlik seviyesi çok yüksek bir alanda hayatınızı devam ettiriyorsunuz. Toplum içindeki herkes birbirine saygılı ve toplum kurallarını asla ihlal etmiyorlar. Yardımsever olmaları da zorluklarla karşılaştığınızda size avantaj sağlıyor.

Norwich şehrinde yüksek lisansımı yaptım. Şehir küçük, fakat sürekli kendini yenileyen bir yapıya sahip. Şehir içinde ayda en az üç yada dört etkinlik düzenleniyor ve çoğu ücretsiz. Şehirde çalışan herkes birbirine saygılı ve kurallara uygun olarak işlerini yapmakta. Okuldan şehir merkezine her on dakikada bir otobüs kalmakta ve ulaşım anlamında hiçbir sıkıntı çekmedim. Bunlara ek olarak, şehir merkezinde büyük bir kütüphanesi bulunmakta. Ayrıca öğrencilerin gidip rahatlıkla çalışabileceği çeşitli kafeler de mevcut.

İngiltere’de iki türlü eğitim aldığımı söyleyebilirim. İlki akademik anlamda aldığım eğitim. Bu eğitim sayesinde kendimi daha rahat ifade etme, düşüncelerimi rahatlıkla dile getirmeye başladım.  Olaylara karşı eleştirel  yapım gelişti.  İkinci aldığım eğitim ise, sosyal çevreden edindiğim izlenimlerim doğrultusunda oldu. Haklarımın neler olduğunu öğrenmem gerektiğini ve bir olay karşısında kendimi bu haklarım doğrultusunda savunmam gerektiğini öğrendim. Ayrıca toplum kurallarının bir toplumun düzeni için ne kadar önemli olduğunu fark ettim ve Türkiye’ye döndüğümde bu konuya daha hassas yaklaşmaya başladım.

Soho UK’deki danışmanım Ahmet İmirzalıoğlu’ydu. Bütün bu süreçleri kendisi sayesinde hiçbir zorluk çekmeden olumlu sonuçlandırdık. İş yükünün tamamı Ahmet hocam tarafından yapıldı ve benim yapmam gereken sadece benden istediği belgeleri toplamak oldu. Bu konuda oldukça deneyimli olduğu için hiçbir aşamamda zorluk çekmedim, olumsuzlukla karşılaşmadım ve  gitmeden önce aklımda olan bütün korkuları, endişeleri kendisi sayesinde atlattım. Sadece süreç anlamında destek olmayıp, psikolojik anlamda da beni İngiltere için hazırladı ve bu sayede  gittiğimde hiçbir zorlukla karşılaşmadım. Bunlara ek olarak, Türkiye’ye dönene kadar sürekli iletişimde kaldık ve her zaman destek oldu. Ahmet hoca sayesinde korkumu, endişelerimi yenip iyi bir eğitim alıp geri döndüm. Bütün bu desteklerinden ve hizmetinden ötürü kendisine çok teşekkür ediyorum.

Deniz Güçlü – Anglia Ruskin University – MSc Civil Engineering

Yurtdışı eğitim planlarımı bilen bir tanıdığımın tavsiyesi üzerine Soho UK ile iletişime geçtim. İlk görüşmemizdeki ilgileri ve sahip olduğum kısıtlı sürede etkili bir seçim yapmama yardımcı olan önerileri, tercihimde önemli bir rol oynadı. Genel olarak okul seçiminden ülkeye girişime kadarki süreçte verdikleri destekten çok memnun kaldım. Eğitim kalitesi ve şehir konusundaki beklentilerimi karşılayan okulların hızlı bir şekilde listelenmesi bana büyük zaman kazandırdı. Okula kabul ve vize süreçleri Soho UK sayesinde pürüzsüz şekilde ilerledi.

Anglia Ruskin University:

Anglia Ruskin kişisel gelişimin yanında grup çalışmalarına da önem veren bir üniversite. Gözlemlediğim kadarıyla alanlarında bilgili bir akademik kadroya sahipler. Türkiye’deki pek çok üniversiteden farkı derslerin daha interaktif bir şekilde yürütülmesi ve öğrencilerin akademik araştırmaya teşvik edilmesi.

Chelmsford yeşil alanları, merkezinden geçen nehri ve klasik İngiliz tipi tuğla evleri ile küçük ve yaşaması keyifli bir şehir.

Soho UK:

Soho UK’deki danışmanım Ahmet İmirzalıoğlu her konuda ilgili ve yardımseverdi. Aklıma takılan her soruyu sorabildiğim ve tatmin edici cevaplar aldığım Ahmet Bey bu süreci benim için çok daha kolay ve stressiz bir hale getirdi. Kendisine bu nedenle çok teşekkür ediyorum.

Gizem Kutlu – University of Lincoln – MSc Management and International Relations

Ben University of Lincoln da Management and International Relations yüksek lisansi yaptım. Zaten okul, en son yapılan student satisfaction sıralamasında ilk 10’daydı. Çok memnun kaldım ve doktoramı da burada yapmaya karar verdim. Eğitim sistemi kesinlikle Türkiye’dekinden çok farklı. Türkiye’de sınavlara, vizelere ve finallere bir hafta kala verilen konulara çalışılır, sabahlanır, sınava girilir ama burada sürekli seminerler olduğu için her derse hazır gitmek zorundasınız. Ve yazılı sınav sistemi yerine daha çok 3000/ 5000 kelime arası essayler yazıp raporlar hazırlıyorsunuz.

Lincoln çok küçük ama güzel bir şehir, küçük olmasına rağmen ihtiyacınız olan her şeyi rahatlıkla bulabilirsiniz. Öğrenciler için mükemmel bir şehir. Londra’ya trenle 2,5 saat olduğu için istediğiniz zaman kolayca seyahat edebilirsiniz. Birçok yere çok yakın.

Ahmet Bey benim Soho danışmanımdı. Aslında, aklımda master yapmak gibi bir düşünce bile yokken bunun benim için çok güzel bir deneyim olacağını ve önüme çok güzel fırsatlar açacağını söylemişti ve gerçekten de öyle oldu. Okul bulma ve istediğim bölüme yerleşmem konusunda çok büyük yardımları oldu.